Virüs Nedir? Virüslerin Özellikleri

Virüs, canlı olmayan; ancak canlılığın eşiğinde olan bir varlıktır. Tanımlanması her ne kadar böyle olsa da çokça tartışmalara sebebiyet vermiştir. Canlı olarak kabul eden de var cansız olarak kabul eden de. Bunların yanında bulunduğu ortama göre canlı yahut cansız yorumu yapıp “Hem canlı hem de cansız bir varlıktır.” diyen de var.

Virüs, canlı olarak kabul edilemiyor; çünkü etrafında üreyebileceği canlı bir hücre olmadığında üreyemiyor. Canlı olarak kabul edilmemesi doğrudan doğruya üreyememesi durumuyla alakalı diyebiliriz. Uygun şartlar altında da tıpkı bir canlı gibi davrandığı için canlı olarak kabul edilebiliyor bazı bilim insanlarınca. Canlı hücrede bulunmayan ve cansız olan virüse, virion denir.

Virüs ve Üreme

Virüs, yukarıda da bahsettiğimiz üzere canlı bir hücre olmadan üreme yeteneği olmayan varlıktır. Peki virüsler canlı bir hücrede olduğu durumda üreyebilir mi? Tabi ki evet. Bölünerek çoğalmayıp, konakladıkları hücreyi ve onun enzimlerini kullanarak üreyebilmektedirler.

virus-replikasyon

Virüslerin replikasyon işlemleri yedi kısımda incelenebilir.

  • Hücre membranına bağlanma
  • Hücreye giriş
  • Kapsidin (kılıf) ve/veya zarfın çıkarılması
  • Viral ekspresyon
  • Nükleik asit sentezi
  • Viral komponentlerin sentezi ve montajı
  • Virüslerin olgunlaşması ve hücreden çıkış

Bazı virüsler uygun ortamı buldukları halde kendi kendine çoğalamayıp ancak ve ancak başka virüslerin varlığında çoğalabilir. Başka virüslerin varlığında çoğalabilen virüsler ikiye ayrılır.
1- Defektif Virüs: Uygun koşullar altında dahi tek başına üreyemeyip kendine akraba olan virüslerin varlığında çoğalabilen virüslerdir.
2- Satelit Virüs (Uydu Virüs):
Uygun koşullar altında dahi tek başına üreyemeyip kendine akraba olmayan herhangi bir virüsün varlığında çoğalabilen virüslerdir.

Virüslerin Özellikleri

  • Virüsler ışık mikroskoplarında görülemeyecek kadar küçüktürler.
  • Hücresel organelleri (mitokondri, çekirdek, kloroplast vs.) yoktur.
  • Üreyebilmek için canlı bir hücreye ihtiyaç duyarlar.
  • Canlı olmayıp, canlılığın eşiğindeki varlıklardır.
  • Antibiyotiklerden etkilenmezler.
  • Yalnızca interferon ( vücut hücrelerinin çoğunluğunca sentezlenen ve bakterilere, parazitlere, virüslere ve urlara karşı etki gösteren bir protein ) ve antiviral yöntemlerle durdurulabilirler.
  • RNA, RNA polimerez gibi bazı enzimleri çok az sayıda içerebilirler.
  • Nükleik asitleri DNA veya RNA’dan oluşur. Virüsler, DNA ve RNA ‘yı aynı anda birlikte barındıramaz.
  • Genetik madde taşıyan nükleik asit ve onu koruyan kılıftan oluşmaktadır.

Son olarak; virüsler ve doğa arasında dünyanın başlangıcından beri süre gelen ve bitmeyen bir savaş var. Bu savaşta virüsler kendilerini geliştirdikçe canlılar da onlara karşı bağışıklık sistemini geliştirmiştir. Bu savaşta şu an için virüsler daha avantajlı. Bunun nedeni daha kolay mutasyon geçirebilmeleri ve doğa koşullarına daha kolay uyum sağlayabilmeleri. Savaşın sonucu ne olursa olsun virüslerin yaşam üzerindeki etkisi tartışılamaz.

Kaynakça:
Arda, Mustafa , Ankara Ü. Vet. Fak. Temel Mikrobiyoloji
mikrobiyoloji

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir