Çok Bilmiş(!) Çocuklar Hakkında

Çocuklar

Çok bilmiş çocuklar diye söyleyince son günlerde tek bir isim akla geliyor. Geçtiğimiz günlerde sosyal medya üzerinden hepimizin de şahit olduğu on yaşında bir çocuğun felsefi yorumlarını dinledik. Böyle çocuğum olsun diyen de oldu, çokbilmiş ne sanıyor kendini diyen de…  Sosyal medyada çocuklarının fotoğraflarını paylaşıp, kazandığı takipçi ve beğeni sayısıyla reklam alan ve çocuğunun üzerinden para kazanan birçok insan olduğu açık bir gerçektir. Biz biliyoruz ki çocuğu böyle durumlarla malzeme yapmak hatta izni olmadan fotoğrafını paylaşmak bile istismar sayılıyor. Siz çocuğunuzu işe verip çocuk işçi olarak para kazanmışsınız ya da üzerinden reklam yaparak para kazanmışsınız çok da farkı yok. Gelelim son günlerde popüler olan o videoya.

Doğru Bilinen Yanlış

Gelişim psikolojisi der ki; bir gelişim görevi tamamlanmadan diğerine geçilmez. Ya da geçilirse o alanda bir eksiklik yaşanabilir. Çocukların yaşından geri kalmış özellikleri hep gözümüze batar ve bunun problem olduğunu düşünüp çözüm aramaya çalışırız. Peki ya yaşından büyük çocuklar? Yaşının üstünde davranış sergileyen çocuklar herkes tarafından akıllı olarak kabul edilir ve bu asla problem edilmez. Fakat bu bilinen büyük bir yanlıştır. Çocuk doğası gereği yaşının gereklerini yapmalıdır. Oyun oynamak, zıplamak atlamak, boya yapmak, hayal kurmak… Yaramazlık diye tabir edilen birçok özelliğin çocuğun doğası gereği olduğunu bilmek gerekir. Gelişim psikolojisi ile ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz

Peki, çocuklar neden yaşından büyük davranır?

Her insan kendi mizacıyla dünyaya gelir ve kişiliğini mizacının üstüne çevrenin kattıkları ile şekillendirir. Ebeveyn tutumları bu konuda çok önemlidir. Ebeveynler çocuğun mizacını yok sayarak otoriter bir tutum sergilediğinde, çocuk onaylanmak için ebeveynlerinin sözlerini dinleme yolunu seçebilir. Kendini güçsüz hisseden çocuk ailesinin onayladığı davranışları sergileyerek çocukluğundan vazgeçebilir. Aileler çocuklarını korumak için bu yolu seçmiş olsalar dahi çocuğun onaylanma isteğini perçinliyor olabilir. Onaylanma isteği yüksek bir çocuk büyüdüğünde dış dünyadan gelen tehlikeleri fark etmeyip sırf çevreden onaylanmak için yanlış seçimler yapabilir, herhangi bir gruba ait olmak için yanlış davranışlar sergileyebilir. Kocaman oldun ağlamamalısın, uslu çocuk ol, mızmızlanma, gibi kalıp yargılar çocukların yaşından büyük sorumluluklardır. Çocuklardan gelişimlerinden büyük davranışlar beklemek ve buna zorlamak istismarın bir boyutudur. Çocuklar bu telkinler sonucunda kendi benliğinden vazgeçebilir ya da verilen sorumluluk altında ezilerek öz güveni zedelenebilir.

Çocuklar

Ne Yapılmalıdır?

Ailede çocuğun çocuk olarak kabul edilmesi gerekir. Bu çocuğa saygı duymamak ya da onu küçümsemek olarak anlaşılmamalıdır. Aksine çocuğun kişiliğine saygı duyulmalı, doğuştan getirdiği özellikler (zeka, güzellik..) yerine emeği onaylanmalıdır. Yaptığı herhangi bir şeyde işin sonucu ne olursa olsun sonucun önemli olmadığını, önemli olan şeyin onun çabası olduğu çocuğa fark ettirilmelidir. Onay cümleleri abartılmamalıdır. Harikasın mükemmelsin yerine samimi bir tavırla örneğin ‘tam da senin istediğin gibi’ ‘önemli olan senin çabandı’ ‘bu hareketin güzeldi’ gibi cümleler kullanılabilir. Bu cümleler çocuğun sorumluluk ve özgüven kazanmasına sebep olur. Ve yetişkinlikte insanın doğru kararlar vermesi için bu iki özelliği kazanmış olması gerekir. Bu konudan “Çocuklarla Oyun Oynamak” isimli yazımda da bahsetmiştim. Buradan ulaşabilir ve okuyabilirsiniz

Hatadan Dönmek İçin Hiç Bir Zaman Geç Değildir

Çocuğun büyüdüğünde yanlış yapmasından korkup onu yetişkin gibi yetiştirmek yerine gelişimine saygı duyup, onaylanma ihtiyacını yerinde doyurarak, sorumlu ve özgüvenli çocuklar yetiştirilebilir. Çocuğunuzu büyütürken hata yapmış olabilirsiniz ama hiçbir şey geri dönülemez değildir. Ebeveynler kendini suçlu hissedip yanlışa devam etmek yerine kabullenip yeni bir yol seçebilir. Hiçbir aile bilerek çocuğuna zarar vermeyeceği bilinen bir gerçektir. Unutulmamalıdır ki; çocuklar, desteklendiğinde her şeyi telafi edebilecek güçtedir.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de söylediği gibi ‘Çocuklar geleceğimizin güvencesi, yaşama sevincimizdir. Bugünün çocuğunu, yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir.’

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir