İngilizce Hikaye Beginner Seviye No : 2

Beginner Hikaye

Beginner Hikaye Analizinin 2.yazısı ile sizlerle birlikteyim. İlk Beginner Hikaye yazıma buradan ulaşabilirsiniz. İlk yazımda İngilizce beginner seviye nedir sorusunun cevabını da ayrıca vermiştim. Arkadaşlar bu bir Beginner Hikaye olduğu için elimden geldiğince bilmediğiniz kelimeleri yazının sonunda belirtmeye gayret ediyorum. Ancak unuttuklarım olabilir. İngilizce kelime öğrenmenin önemini sizlere sabaha kadar anlatabilirim. İngilizcede kelime ezberleme yöntemlerinden Sosyal Medyada İngilizce yazımda bahsetmiştim. Buradan ulaşabilirsiniz. Demem o ki duya duya , göre göre , ezberleye ezberleye kelime öğrenmeye mecburuz. Beginner Hikaye içerisinde geçen kelimelerin bir çoğu günlük hayatta en fazla kullanılan İngilizce kelimelerdir. Bu notu da sizlere ilettikten sonra vakit kaybetmeden başlayalım.

Hikaye

Once, there was a dog and a cat. The dog was called Doggo. He had long, thick hair. The cat was called Kitty. She had soft, thin hair. Doggo and Kitty lived together in a small house. Their house was beside a forest. Doggo and Kitty liked living beside the forest very much. Doggo was only a small dog. Kitty was only a small cat. But they had big dreams. Doggo and Kitty wanted to be like the Big People: the adults. They wanted to walk like adults, and talk like adults, and live their lives like adults.

Hikaye kısmında yer alan kısımların altı çizilmiştir.

Çeviri ve Analiz

1.

Once, there was a dog and a cat

Bir zamanlar bir kedi ve bir köpek vardı.

***”There be” vardır anlamlarına gelir sonrasında gelen nesneye vardır yada yoktur anlamı katar. Be fiili is,are,was,were olabilir. Örneklerle açıklayalım.

There is a sick person / Hasta bir insan var. (is dikkat tekil kullanıldı)

There are sick people / Hasta insanlar var. (are dikkat çoğul yapı. Çoğul olduğu için people dedik.)

There was a sweet animal / Tatlı bir hayvan vardı. (was dikkat tekil yapı , vardı ama artık yok (Geçmiş Zaman))

There were a lot of animals / Pek çok hayvan vardı. (were dikkat çoğul yapı)

2.

The dog was called Doggo

Köpeğe Doggo denilirdi.

***The nedir? The ne anlama gelir? The nasıl kullanılır? Soruları herkesin cevaplarını aradığı sorulardır. The Türkçede var olmayan bir ifadedir. Belli başlı kullanım yerleri vardır.

            Kullanım alanlarından sırası geldikçe bahsedeceğim. Buradaki kullanımı şu şekilde ; Eğer dünyadaki tüm köpeklerden bahsetmiyorsanız başına “The” getirmek zorundasınız 😊. “O köpeğe Doggo denirdi” gibi düşünün. Burada spesifik bir köpekten(Adı Doggo olan) bahsediyorsunuz.

            “People are bad” derseniz “Tüm insanlar kötü” demiş olursunuz.

            “The people are bad” derseniz belirgin insanlar zümresini kastetmiş olursunuz. Tüm insanlığı değil.

***Özne + be(am,is,are,was,were,been) + V3 ifadesi “Edilgen” bir ifadedir. Aslına bakarsanız beginner konusu da değildir. Ancak hikayede geçtiği için kısa bir şekilde açıklayacağım

            Özne = The dog

            Be = was

            V3 = called

            Özel İsim = Doggo

            Bu yapı işin yapıldığını anlatmak için tercih edilir. Yapan önemli değildir.

            Şöyle düşünün. Ortada bir iş var. O işi siz yapmıyorsunuz , başkası tarafından o iş yapılıyor ise edilgen yapı kullanırsınız.

            Her zaman “be(am,is,are,was,were) fiilinden sonra V3 gelir.

            This house was built(V3) / Bu ev inşa edildi. (Bu evi ben inşa etmedim. Başkası tarafından inşa edildiği için edilgen bir yapıda kullanmak zorundayım). Kendinizin dahil olmadığı olayların tamamı Passive(Edilgen) yapıda olmak zorundadır.

            Passive(Edilgen) yapının daha çeşitli kullanımları da var ancak şu an sadece fikir oluşturması açısından kısaca özetledim. İlerde görürseniz ufak da olsa bir fikriniz olacaktır. Detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

3.

He had long, thick hair

O uzun ve kalın saçlara sahipti.

***Cinsiyeti bilinen hayvanlarda “He” ve “She” kullanılabilir. Doggo erkek olduğu için onun hakkında konuşurken “He” öznel zamirini kullanabiliriz.

*** He had long, thick hair. Bu bir past(geçmiş) tense olumlu cümle kullanımıdır. Ana tenselerden birisidir. Konuşma dilinde de çok kullanılır. “Had” fiili “Have” fiilinin geçmiş zaman halidir.

Subject + V2 + Object… Eğer fiil düzenli ise present(1.Hali) haline “ed” ekleyerek geçmiş zamana çevirebilirsiniz. Özne(He,She,It,I,You,We,They) ne olursa olsun V2 kullanılır. Present Tensedeki gibi fiillere ‘s takısı gelmez.

I listen(V1) music.

I listened(V2) music / müzik dinledim.

Eğer fiil düzensiz ise 2.hallerini ezberliyoruz 🙁

He goes(V1) to the market / Markete giderim.

He went(V2) to the market / Markete gittim. Go düzensizdir geçmiş hali(2.hali) went’tir.

Past Tense ile ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. Düzensiz fiillerin 2.halleri ile ilgili bilgiye buradan ulaşabiliriniz.

4.

The cat was called Kitty. She had soft, thin hair.

Kediye Kitty denilirdi. O yumuşak , ince saçlara sahipti.

Doggo and Kitty lived together in a small house

Doggo ve Kitty küçük bir evin içinde beraber yaşadılar.

***”Together” “Birlikte,Beraber,Beraberce” anlamına gelir. Konuşma dilinde fazlasıyla kullanılır. Hayat kurtarır diyebilirim.

            We went to the party together / Partiye birlikte gittik. (1 cümlede 3 örnek var)

            1.Örnek : Geçmiş zaman düzensiz fiili(1.Go , 2.went ,3.Gone)

            2.Örnek : Dünyadaki tüm partilere değil sadece spesifik bir partiye gittiğim için “party” önüne “the“ aldı.

            3.Örnek : “Birlikte , Beraberce” kullanıldı.

***”in” edatı “içinde” anlamına gelir. Daha farklı kullanımları da mevcuttur. Ancak şu an sadece bu anlamını irdeleyeceğiz.

            “Küçük bir evin içinde yaşadılar” anlamını vermek için “Küçük bir ev(a small house)” kısmının başına “in” gelir. Her zaman ön ek olarak gelir. “A small house in” diye bir şey olamaz!!.

            There is a gift in the box / Kutunun içinde bir hediye var. (Dünyadaki tüm kutuların içinde değil ama (THE) 😊)

***”Small” “Küçük” anlamına gelen bir sıfat(adjective)dir. Sıfatlar isimleri nitelemek için kullanılır.

            Big Car / Büyük araba , Tall man / Uzun adam , Colourful paper / Renkli kağıt gibi

5.

Their house was beside a forest

Onların evi bir ormanın yanındaydı.

***”Their” “Onların” anlamına gelen bir iyelik zamiridir. Diğer iyelik zamirleri şu şekilde :

            I(Ben) = My(Benim)

            He(O) = His(Onun)

            She(O) = Her(Onun)

            It(O) = Its(Onun)

            You(Sen) = Your(Senin)

            We(Biz) = Our(Bizim)

            They(Onlar) = Their(Onların)

            Bir nesneye bir aitlik bildiriyorsak iyelik zamirleri kullanmak zorundayız.

            Her brother / Onun erkek kardeşi (She brother diyemezsiniz)

            My book / Benim kitabım (I book diyemezsiniz)

            Your wallet / Senin cüzdanın (You wallet diyemezsiniz)

***To Be(am,is,are,was,were) fiili yer bildirmek için de kullanılır.

            I am home / evdeyim . Bakınız lokasyon bildiriyorum.

            He was at the airport / Havaalanındaydı. Yine bir lokasyon bildirimi mevcut.

            The gifts were in the box / Hediyeler kutudaydı. Hediyelerin lokasyonunu belirttim.

***”Beside” yanında demektir ve tıpkı “in” gibi bir ön ek olarak kullanılır.

            Beside a street / Bir caddenin yanında (“a Street beside” diye bir şey söyleyemezsiniz)

Beginner Hikaye

6.

Doggo and Kitty liked living beside the forest very much

Doggo ve Kitty ormanın yanında yaşamayı çok sevdiler.

***2 adet fiilin artarda kullanılması Gerund konusudur. Yine çok detaya girmeden bahsedeyim.

            Eğer ki konuşma dilinde “Ben şu işi yapmaktan hoşlanırım” demek isterseniz. “I like V(ing)” kullanırsınız. Şimdilik bunu bu kadar bilmeniz yeter. Gün içerisinde Türkçe konuşurken çok fazla kullanırız. Bir de kardeşi “Hate” “Nefret Etmek” vardır.

            She likes smiling / gülmekten hoşlanır.

            They hate playing tennis / Tennis oynamaktan nefret ederler.

***Buradaki “The” kullanımı şuna bir örnek. Bir önceki cümlede “a forest” diyerek bize ormandan bahsettiği için artık anlatan kişi de biz de biliyoruz hangi orman olduğunu. Ondan dolayı “The” kullanılır. Üst taraflardaki “The” örneklerinde de aynı durum söz konusuydu tekrardan inceleyebilirsiniz ve tabii ki dünyadaki tüm ormanlardan bahsetmediğimiz için de “The” geldi.

***Much sayılamayan şeylerde “Çok” anlamına gelir. Many(çok) de onu pekiştirir.

            I hate you much / senden çok nefret ediyorum . Nefret sayılabilir mi?? Hayır.

7.

Doggo was only a small dog. Kitty was only a small cat.

Doggo sadece küçük bir köpekti. Kitty sadece ufak bir kediydi.

***”Only” “sadece” anlamına gelen bir kelimedir.

            I thought only you last night / dün gece sadece seni düşündüm. (“Thought” , “Think” düzensiz fiilinin 2.halidir)

But they had(V2) big dreams

Ama büyük hayalleri vardı.

***”But” “Ama” anlamına gelir.

***Big dreams / Büyük hayaller. (Big sıfatına bir örnek. Hayalleri nitelemiş)

 ***”Have” fiilinin 2.hali “Had”dir.

8.

Doggo and Kitty wanted to be like the Big People: the adults.

Doggo ve Kitty büyük insanlar gibi olmak istediler : Yetişkinler.

***”want + to + V1” yapısı infinitive konusudur. Yukarıda bir şeyi yapmaktan hoşlanmanın nasıl söyleneceğini açıklamıştım. Bu kısım da yapmak istemek ile alakalı. “Bir şeyi yapmak istediğimizi veya istemediğimizi söylemek için kullanırız bu yapıyı.

            I want to meet with new friends / Yeni arkadaşlar ile tanışmak istiyorum.

            I dont want to talk about eartquake / Deprem hakkında konuşmak istemiyorum. “About” “Hakkında” demektir.

***”like” “gibi” anlamına da gelir. Büyük insanlar gibi

            I want to run fast like a lion / Bir aslan gibi hızlı koşmak istiyorum.

***”Be” fiili temelde “Olmak” anlamına gelir.

            She needs to be like you / Senin gibi olmaya ihtiyacı var. Need de tıpkı want gibi ardına “to + V1” alır.

9.

They wanted to walk like adults. They wanted to talk like adults. They wanted to live their lives like adults.

Yetişkinler gibi yürümek istediler. Yetişkinler gibi konuşmak istediler. Yetişkinler gibi kendi hayatlarını yaşamak istediler.

*** They wanted to live / their lives  / like adults

Yaşamak istediler

Neyi?

Onların hayatlarını (yani kendi hayatlarını aslında)

Nasıl?

Yetişkinler gibi

***Özne + Yüklem + Neyi Sorusunun Cevabı + Nasıl Sorusunun Cevabı + Nerede Sorusunun Cevabı + Ne Zaman Sorusunun Cevabı… Bütün uzun cümlelerin eni sonu buraya çıkar. Tamamını kullanmak zorunda değilsiniz. Şöyle ki

            I like speaking english fluently at midnights.

            I(Özne) / like(Yüklem) / speaking english fluently(Neyi?) / at midnights(Ne Zaman?) / İngilizceyi geceyarıları akıcı bir şekilde konuşmayı severim.

Yukarıdaki formülü her gördüğünüz cümlede uygulayabilirsiniz. İngilizce cümle yapısını anlamak İngilizceyi anlamak demektir.

Özellikle ilk konuşmaya başladığınız zaman cümle kurarken kendinizi bu yapıya adapte edin. Çok daha rahat ve akıcı konuşmanızı sağlayacaktır.

Beginner Hikaye serisinin faydalı olduğunu düşünüyorsanız yorumda belirtebilirsiniz. Ya da Beginner Hikaye seviyeleri çok düşük derseniz ona göre aksiyon alabilirim.

Kelimeler

Fluent : Akıcı

Fluently : Akıcı Bir Şekilde

Midnight : Gece Yarısı

Adult : Yetişkin

Live : Yaşamak

Life : Yaşam

Need : İhtiyaç Duymak

Fast : Hızlı

Lion : Aslan

Earthquake : Deprem

Meet : Buluşmak

People : İnsanlar , Halk

Think : Düşünmek

Smile : Gülmek

Forest : Orman

Gift : Hediye

Long : Uzun

Hair : Saç

Listen : Dinlemek

Thin : İnce

Wallet : Cüzdan

Soft : Yumuşak

Thick : Kalın

                                                           Thanks For Reading

1 thought on “İngilizce Hikaye Beginner Seviye No : 2

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: