Bağımlılık Nedir?

bağımlılık 2

bağımlılık 2

Bağımlılık, iyileşme ve tekrarlamalarla seyreden, bu nedenle de uzun süreli tedavi gerektirten kronik bir beyin hastalığıdır. Özellikle altını çizerek yazmak istedim çünkü bu noktayı biraz daha ayrıntılı ve örneklendirerek anlatmak istiyorum.

Kronik hastalıklar denildiğinde aklımıza diyabet ya da tansiyon gelebilir. Düşünün! Diyabet hastaları şekerli gıdaları, tüketmeleri gerekenden fazla tüketirlerse ne olur? ‘’Ayyy şekerim yükseldi!’’ sözleri kulağımızda çınlar. Beslenmelerine dikkat ettiklerinde ise şeker seviyeleri normal seyir eder. Peki kişiler diyabet tanısı aldıktan sonra beslenmelerine dikkat etseler dahi almış oldukları diyabet tanısı ortadan kalkar mı? Hayır! İşte bağımlılıkta tıpkı diyabet hastalığı gibidir. Kişi bir kez bağımlı olduktan sonra artık hayatı boyunca bağımlıdır.

Kronik bir beyin hastalığı olarak tanımladığımız bağımlılığı neden özellikle beyin hastalığı olarak tanımlıyoruz, bu maddeler sadece beynimize mi etki ediyor biraz da bundan söz edelim, sonrasında ise ‘’Maddeler niçin denenir ve neden madde kullanımı sürdürülür’’ konusu üzerinde yoğunlaşalım.

Bağımlılık yapan maddeler (Çeşitli uyuşturucular, Uyarıcı ve hayal gördüren maddeler, Sigara, Alkollü içecekler, Reçete ile alınması gerektiği halde doktor kontrolü dışında kullanılan ilaçlar, çeşitli uçucu maddeler vs.) vücuda alındığı andan itibaren ilk olarak beyni etkiler. Uzun süreli madde kullanımı beyinde hem yapısal hem de işlevsel değişikliklere neden olur. Özellikle beynimizin ön kısmında bulunan Prefrontal Korteks uzamış madde kullanımında ciddi zararlar alır.

Prefrontal Korteks Nedir?

bağımlılık 2

Prefrontal korteks; yönetici işlevlerden sorumludur. Hatta biz sağlıkçılar ona ‘’Kafadaki Polis’’ deriz. Muhakeme yeteneğimizi belirleyen, empati yapmamızı sağlayan ve en önemlisi otokontrol mekanizmamız olan bu korteks zarar gördüğünde biz artık yukarıda saydığım işlevlerimizi yerine getirmekte zorluklar yaşayacağız demektir.

İnsanlar madde kullanımını neden denerler?

İnsanlar; ailevi sorunlar, arkadaş ortamı vs. gibi çevresel sorunlardan ya da düşük benlik denetimi, özsaygıda yoksunluk vs. kişisel nedenler ile maddeyi deneyimleyebilir ve iradelerine güvenip bağımlı olmayacaklarını düşünebilirler.

bağımlılık döngüsü

Peki sizlere genetik yatkınlıktan bahsetmiş miydim? Ya da şöyle sorayım genetik yatkınlığımızı biliyor muyuz? Ben bilmiyorum çünkü bilmem henüz mümkün değil. Çok değerli bilim adamlarımızın araştırmaları devam ediyor. Bizler doğuştan bazı maddelere genetik olarak yatkınlık gösterebiliriz. Aynı maddeyi aynı miktarda kullanan iki kişiden biri bağımlı olurken diğeri olmayabilir. Genetik yatkınlığımızın olup olmadığını ancak maddeleri deneyimleyerek anlayabiliriz. Dibini görmediğimiz bir kuyuya atlar gibi…

insanlar madde kullanımını neden sürdürürler?

Aslında cevap çok basit; iyi hissetmek için! İyilik hali dediğimiz şey beynimizde salgılanan bazı hormonlar sayesinde olur. Mesela çok acıktıktan sonra yediğimiz yemeğin verdiği o tatlı his.. Madde kullanımı ise beynimizde salgılamamız gerekenden çok fazla miktarda ve çok hızlı bir şekilde dopamin salgılanmasını sağlar. Dopamin hormonu beyinde salgılandığı andan itibaren kişiyi olduğundan çok daha iyi hissettirir. Kişi ilerleyen dönemlerde iyi hissetmek ve önceki madde kullanımında aldığı hazzı tekrar almak için madde kullanmaya devam eder. Fakat zamanla vücut tolerans geliştirir ve kişi aldığı aynı madde ile aynı haz doyumuna ulaşamaz. Bu durumda bir önceki alınan madde miktarı bir tık artırılır ve bu böylece devam eder.

Bağımlılık geliştikten sonra madde kullanımını durdurmak ise bazı yoksunluk belirtilerine sebep olacaktır. Bu her maddenin türüne göre farklılık gösterir. Ben cezaevinde Sosyal Hizmet Uzmanı olarak çalıştığım dönemlerde yoksunluk belirtisi yaşayan Hükümlü ve Tutuklularla yaptığım görüşmelerden örnek vereyim sizlere; ‘’Eklemlerimin ağrısından duramıyorum, uyuyamıyorum, yemek yiyemiyorum, arkadaşlarımla kavga ediyorum, zaman algımı yitirdim  vs vs.

bağımlılık 3

Bu görselde havucu madde olarak tanımlarsak sopayı da yoksunluk belirtileri olarak tanımlayabiliriz. Yani kişi yoksunluk belirtilerine katlanamadığı için madde kullanmaya devam edecektir.

Bağımlı bireyler nasıl tedavi ediliyor ya da bağımlılıkta tedavi dediğimiz şey ne anlama geliyor?

Bağımlılığın kronik bir beyin hastalığı olduğundan, prefrontal korteksten, maddelerin niçin denendiğinden ve madde kullanımının niçin sürdürüldüğünden bahsettik. Düşünün! Saydığım bütün bu etkenlere maruz kalan ve özellikle de beyni hasar görmüş birisinin normal insanlar kadar sağlıklı düşünebilmesi mümkün müdür? “Mümkün değildir.” dediğinizi duyar gibiyim..

Bağımlıları oldukça zor, oldukça meşakkatli bir tedavi süreci bekliyor. Bu tedaviler yatırılarak ya da ayaktan tedavi şeklinde olabilir. Kişinin ‘’Motivasyonel Görüşme’’ teknikleri ile rehabilitesinin sağlanabilmesi için o an madde etkisinde olmaması gerekir. Bu nedenle kişinin kendi isteği ile temiz kalması mümkün olmayacak derecede bağımlılık seviyesi yüksek ise ilk önce yatırılarak tedavi edilmesi gerekir. Bağımlı bireyin vücudu maddelerden arındırılır ve çeşitli ilaçlarla yoksunluk belirtileri ortadan kaldırılır. Bundan sonraki süreçte ise kişi motivasyonel görüşmeye alınır. Her görüşme kişiye özgüdür. Bağımlı bireyin ailesi ve çevresi de bu görüşmelere dahil edilebilir. Çünkü bağımlılık sadece bireysel bir hastalık değildir, aileye de destek vermek gerekir. Kısaca bağımlı birey çevresinden soyutlanarak değil çevresi ile birlikte rehabilite edilmelidir.

Bağımlılık tedavisindeki başarının en önemli kıstası kişinin temiz kalma süresinin uzunluğudur. Elbette ki relapslar(kaymalar) yaşanacaktır. Keza bağımlılığın bitmediğinden iyileşme ve tekrarlamalarla devam ettiğinden bahsettim. Önemli olan tekrardan temiz kalma sürecine başlamaktır. Tedavi için AMATEM‘e(Yetişkinler için yataklı tedavi merkezi )  ve ÇEMATEM‘e(Çocuklar için tedavi merkezi) başvurulabilir. Sonrasında Motivasyonel Görüşme Teknikleri ile kişinin relaps yaşamaması, normal hayata adapte olabilmesi vs. gibi hedeflere ulaşılmaya çalışılır. Özellikle YEDAM(Yeşilay Danışmanlık Merkezi) bu konuda oldukça aktif çalışmaktadır ve herhangi bir ücret talep edilmemektedir. ALO 191 ise sürekli ulaşabileceğiniz bir danışma hattıdır(Madde Bağımlılığı ile ilgili). Eğer maddi imkanlarınız elveriyor ise özel kliniklere de başvurulabilir.

Son olarak benim bu yazıyı yazmamdaki amacım sizlere bağımlılığı tanıtmak, çevremizdeki bağımlı bireylere, içinde bulunduğu koşulları göz önünde bulundurarak empati ile yaklaşmanıza yardımcı olmak. Umarım faydalı olmuştur, bir sonraki yazımda buluşmak üzere.. 🙂

2 thoughts on “Bağımlılık Nedir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: